İsveç’in Oscar adayı ve sonra dans – And Then We…

İsveç’in Oscar adayı ve sonra dans – And Then We Danced kelime uzatmadan konu gider ve net yapmaya devam filmlerinden biridir. Açılışta, gürcü folklor dans topluluğunun provasını yapıyoruz. Kahramanımız Merab’ın çocukken birlikte olduğu ortağı Mary ile düet yaptığını görüyoruz. Merab’ın büyük figürler sergilediği düet, öğretmenini rahatsız etti. Çünkü Merab’ın Gürcü dansları için fazla yumuşak olduğunu düşünüyor. Son derece sert bir adam olan öğretmen, sürekli ortağı Mary gözlerinde şehvet olması gerektiğini altını çiziyor, Gürcü dansları erkekler sert ve erkeksi olduğunu, ve kadınların masum bakmak esastır. Sonra merab’ın hayatında ki yoksulluğun sınırında yer alıyoruz. Merab’ın annesi, büyükannesi ve başına buyruk kardeşiyle yaşayan babası yıllar önce onları terk etti. Merab’ın iyi bir dansçı olmaktan başka çaresi olmadığını biliyoruz. Bunu yapmak için, ulusal folklor ekibine katılması gerekiyor ve yakında burada açılan bir boşluk için seçmeler olacak. Herkesin gözleri hiç şüphesiz boş bir yerde. Bu arada, başka bir ana karakter Irak olduğunu. Batum’dan Tiflis’e yeni gelmiş genç bir adam. Merab ve Iraklı arasında bir rekabet var ve sonra bu rekabet ikisinin de karşı koyamayacağı bir tutkuya dönüşüyor. Özellikle Merab’ın cinsel kimliğini keşfettiği bir yolculukta…

Ve Sonra Dans Ettik: Tutku ve Dans Hakkında Varoluşun Yanan Hikayesi

Levan Akın, ana kahramanı Merab’ı And Then We Danced’de son derece muhafazakar bir ortama getiriyor. Folklor camiasındaki erkekler, öğretmenleri, ulusal toplumun başındausta dansçılar, eski… Hepsi muhafazakar bir yapının parçası ve dansın ulusal haysiyet ve gururu temsil ettiği inancıyla milliyetçi görüşün egemenliği altındadır. Bu noktada film, Merab ve Iraklı arasındaki ilişkiyi böyle bir ortamda sessizce ortaya çıkan bir aşk olarak tanımlarken, dramatik bir biçimde matematiğin çok doğru olduğu bir tür imkansız aşk hikayesine dönüşüyor. Hatta filmde bir noktaya kadar 80’lerin dans filmlerine benzer bir yapıda çalıştığını söyleyebiliriz. Ve Sonra Dans, olan 1984 filmi Yasak Dans – Footloose, 1980 film Fame gibi filmler esinlenerek, bu şekerli şuruplar bırakır, onun merab-Irak sevgisi ile bir noktada olsun, ciğerlerini söndüren bir devlet haline gelişen, ya da muhafazakarlık ve milliyetçilik eleştirisi ile siyasi bir arka plan üzerinde oturur. Filmde Levan Akın’ın yolu tamamen Merab’ın tutkusuyla belirleniyor ve bu da büyük bir anlatıya dönüşüyor. Hiçbir noktada Merab’ın ne dans etmekten ne de Iraklı’ya olan tutkusundan geri durmadığı bir senaryo yok, sonra da dans ettik. Levan Akın, sadelikten ödün vermemeye çalıştığı söylemlerinde de bu tutkuyu bir rehber olarak ortaya koyuyor. Böylece, film izleyicisi bu tutkunun boyutuna eşdeğer bir duygu üretmeyi, karakterle üzülmeyi, onunla yeniden isyan etmeyi ve nihayetinde iyi bir özdeşleşme yi başarır.

Filmin en değerli yönlerinden biri, Merab’ın içinde yaşadığı toplumla uyumsuzluk yaptığı sözleriyle bazı kişilerde asla kabahat istememiş olmasıdır. Merab Gürcistan’da yaşıyor ve buradaki muhafazakar, milliyetçi bakış açısının cinsel kimliğini kabul edmeyeceğini tahmin etmek zor değil. Ancak Levan Akın, eğer bir suçlu aranacaksa, onu temsil eden insanları değil, insanları zehirleyen kolektif bilinçte, levan Akın’ın büyük sahneleri yle aranacağının altını çiziyor. Merab ve Iraklı’nın ilişkisi ilerledikçe, bazen meryem’in ailesinin büyükleriyle doğum gününde halk ezgileri söylenir, bazen onları şehrin turistik bölgelerinde “milli bilinç”, “milli gurur” sembolleri altında tasvir eder, “Etraflarında dolan hücrede doğdular, karşılaştıkları insanlar, tek başlarına bir sebep değillerdi…” Bu bağlamda, karakterlerini her zaman insan yapan Akın, kendisini ucuz melodramları taklit eden numaralardan uzak tutmaya çalışıyor ve sinema da dahil olmak üzere bazı örneklerde izlediğimiz kötümser tavrı kırmaya çalışıyor, olağanüstü finaline doğru ileterken tüm köşeleri büyük bir ustalıkla ele almayı başarıyor.

Film, Merab’ın kendisini keşfetmesine ve dans tutkusuna odaklanırken, izleyicisini yaşadığı yanma sürecine getirmeyi başarıyor ama asla bir çaresizlik hikayesine dönüşmese de. Filmin büyük finalinden bahsetmemek en iyisi, lezzetini bozmamak için, merab’ın önüne dikilen ceberrut devlet politikalarının ürünü olan engellere verilen tepki o kadar büyük tür ki, bu kez filmde uzun zamandır hüzünle dolu olan göz çeşmelerinizle mutluluktan kurtulmanız mümkündür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir